tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Arıları Şeker İle Besliyor musunuz? Sorunsalı

Malum herkesin bilmek istediği ve bir türlü işin içinden çıkamadığı soru? Arılar şeker ile besleniyor mu? Durum aslında çok karmaşık değil fakat kısa yoldan para kazanmak isteyenler olduğu ve hızlı bal üretmek için dolandırıcıların taktikleri bitmediği sürece bu güven sorunu hiçbir zaman çözülmeyecek gibi.

Arıya bal sezonunda şeker vermiyoruz. Yazın bal hasadında arıya da bal bıraktığımız için beslemeye gerek kalmıyor. Zayıf arılarda ana arının ilkbaharda yeni sezona yavru bırakmasını sağlayıp bal dönemine güçlü ve kalabalık bir arı kolonisiyle girmesi için zayıf arılara şeker veriyoruz. İlkbahar döneminde verilen şeker arının bal yapması için değil, bal yapma dönemine güçlü ve kalabalık girmesi içindir. Bal yapmaya başladığı dönem Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarıdır bu dönemde doğa, arının bal yapması için hazırdır. Tüm çiçekleri dolaşır ve petekleri balla doldurur.

Bu, karakovon ya da sandık arısı olmuş fark etmez. Karakovanın olayı arının peteği de kendi yapmasındandır, sandık balında da durum pek farklı değildir orada da arı kendi peteğini yapar, sandıkta arının işini bir nebze kolaylaştırmak için yine kendi yaptığı eski peteklerden yapılan balmumu ile çıtalara temel petek takılır, karakovan da buna ihtiyaç yoktur. 

Petekli bal yemek, balmumunu çiğnemek ağızda güzel bir his uyandırır, peteği yutmanın vücuda bir faydası yoktur. Vücut balmumunu enzimleyemediği için balmumu yediğiniz gibi çıkar.

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Herkes İçin Doğal Bal

1939’dan beri yaptığımız arıcılık deneyimlerimize dayanarak her balın bulunduğu ortama, arının konduğu çiçek türlerine, mevsim ve coğrafi koşullara göre balın tadında, kokusunda, renginde farklılıklar olduğunu söyleyebiliriz. Kendi arılarımızın ürettiği kovanlardan aldığımız ballarda bile renk ve tat farklılıkları olmaktadır.

Istıranca Dağlarının eteklerinde bulunan floradan ve bahçemizdeki çiçeklerimizden beslenen arılarımızın milyon kere milyonlarca çiçeğe konarak yaptığı bu bal, tecrübeyle yoğurulmuş doğal arıcılık yöntemiyle üretilmiştir.

Balımız da renklendirici, katkı ve koruyucu madde kullanmıyoruz. Peteklerimizde arılarımızın kendi yapımıdır. Dışarıdan ana arı satın almamaktayız, bu zamana kadar hep kendi üremiştir, arılarımızın doğasına müdahale etmiyoruz. Arı kolonimiz yıllardır aynı bölgede oğul vererek çoğalmaktadır. Gezici arıcılık yapmıyoruz. Bu şekilde arılarımızı melezleşmeye karşıda koruyup, saf ırk kalmasına özen gösteriyoruz.

Bulunduğumuz bölgenin coğrafi koşullarına direnç gösteren, kışı rahat geçiren uygun ırkımız vardır. Kovanı her zaman güçlü tutarız. Şimdiye kadar da virüs, bakteri ve varroa ile mücadele etmek zorunda kalmadık. Bu yüzden de peteklerimize ilaçlama yapmıyoruz. Bu da peteklerimizin kalitesini korumaktadır.

Balımızın kendine has esans gibi hafif bir kokusu vardır. Balı ağza aldığınızda bir kaç tür tat alabilirsiniz. Bu da arının konduğu çeşitli çiçeklerden meydana gelmektedir. 

Oysa glikozlu ballarda tek bir tat olur. Balımızın gerçek olduğunu sizde ilerleyen zamanlarda gözlemleyerek anlayabilirsiniz.

Balımızdan poleni ayırmıyoruz hepsi balın içinde kalıyor o yüzden havalar soğudukça oda ortamında bile bal kristalleşmeye (halk arasında donma) başlayacaktır.

Katkılı balda bu gerçekleşmez. Gerçek bal buzdolabında yaklaşık 1 ay beklediğinde krem ya da tereyağ kıvamına gelmeye başlar. Balın kristalleşmesi durumunda, eski haline dönmesi için kabıyla birlikte sıcak suya konulması yeterlidir. Lakin bunu da besin değerini yitireceğinden önermiyoruz.

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Doğal Balı Daha Sık Tüketmenizi Sağlayacak Az Duyulmuş Bilgiler

Doğal tatlandırıcı olan bal, bol bol antioksidan içerir. Yüzyıllardır tedavi amaçlı kullanılan balın sayısız faydalarından bazılarını derledik

Sinüzit ağrılarına: Bal!
Yapılan araştırmalar sinüs enfeksiyonlarına sebep olan bakterileri yok ettiği ve bu amaç için kullanılan birçok antibiyotik kadar etkili olduğunu göstermektedir.

Doğal tatlandırıcıdır
Yapay şeker yerine tatlılara, yemeklere ve içeceklere katarak kullanabilirsiniz.

Enerji verir
Vücudun gereksinimi olan enerjiyi bal ile yerine getirebilirsiniz. Yoğun haftalarda sık sık tüketebilirsiniz.

Geçmeyen öksürüklere doğal tedavidir
Boğaz enfeksiyonlarına ve geçmeyen öksürüklere balın etkisini duymayan kalmamıştır. Sıcak suyun içerisine bal ve limon eklenerek öksürüğün azalmasına destek olunabilir.

Kötü kolesterole: Bal!
Bal, kolesterolü düşürmek için alternatif olarak tüketilebilir. Yapılan araştırmalar, düzenli bal tüketenlerin kolesterolünde düşüş olduğunu göstermektedir.

Mışıl mışıl uyutur
Bal ile uykuya kısa sürede dalın. Bitki çayı veya ılık sütün içeresine ekleyeceğiniz balın rahat bir uyku üzerindeki etkileri tahmin edilemeyecek kadar fazladır.

Sağlıklı sindirim sistemi için bal!
Bal, sindirime doğrudan etkili olup diğer besinlerin emilmesini ve bunlardan maksimum düzeyde yararlanılmasını sağlar. Bağırsak hareketlerini düzenlemesi bakımından bal, sindirim sistemi üzerinde olumlu etkilere sahiptir. Sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri bulunmaktadır.

Sakinleştirir…
Bal, sinir sistemi üzerinde olumlu etkilere sahiptir. Anti-depresan özelliği sayesinde sakinleşmeye destektir.

Antiseptik özelliği vardır
Antiseptik ve anti-bakteriyel özelliklere sahiptir. Yaraların ve kesiklerin iyileşmesine destektir.

Cildin yumuşacık olmasını sağlar.
Ballı yüz maskeleri cildinize nemi hapsederek daha yumuşak olmasına olanak sağlar. Ayrıca bakteri önleyici yapısı nedeni ile akne oluşumunu önlemeye yardımcıdır.

Hazmı kolaydır…
Balın içerdiği şekerin emilimi ve hazmı kolaydır. Kısa sürede kana geçer. Ayrıca midedeki fazlalıkları dışarıya atmanıza destektir.

Diş ve diş etlerini mikroplardan korur
Bal, diş ve diş etlerinizin parlamasına destek olan bir macundur. Ayrıca ağızdaki yaraların tedavisine destektir.

Kilonuzu korumaya destektir
Bal, içerdiği mineral ve amino asitler içerdiğinden kilonuzu korumanıza destektir.

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Donan Ve Kristalleşen Bal

Sağlığa olan olumlu etkileriyle bildiğimiz ancak sahte ballarla ilgili çıkan haberler nedeniyle satın alırken aklımızda soru işaretleri uyandıran bal hakkında merak edilenleri derlediğimiz bu haberde kamuoyunda balla ilgili oluşan bilgi kirliliğine açıklık getirmek istedik. Doğanın bir mucizesi olan balı insanlara doğru şekilde anlatabilmek ve akıllardaki soru işaretlerini kaldırabilmek, bizler için son derece önemli.

Balın doğal olup olmadığını tadından, renginden, kokusundan, akışkanlığından anlamak imkansızdır.  Yalnızca tüm analizlerin yapılabildiği, teknik donanımı yeterli laboratuvarlarda balın gerçek ya da sahte olduğu anlaşılabilmektedir. Balın kristalleşmesi sahte olduğunu göstermez. Bal içerisinde doğal olarak bulunan en yaygın şekerler glikoz ve fruktozdur. Eğer bitkinin nektarında glikoz oranı fazla ise bal zamanla kristalize olur. Balda fruktoz miktarı fazla ise bal daha uzun süre kristalize olmadan saklanabilir. Balın kristalize olması balın bileşimine (glikoz ve su), partiküllerin varlığı (polen vb.) ve depolama sıcaklığı ile ilişkilidir. Kristalizasyonun gerçekleşmesi için en uygun sıcaklık 14°C’dir. 

Doğal ve kaliteli bir çok bal kristalleşip şekerlenir ‘kristalize bal hilelidir’ algısı yanlıştır. ‘Kristalleşen ballar güvenle tüketilmeli’

Adana’da, Bal ve Arı Ürünleri Tanıtım ve Araştırma Derneği Başkanı Hasan Özkan, doğal ve kaliteli bir çok balın kristalleşip şekerlendiğini belirterek ‘kristalize bal hilelidir’ algısının yanlış olduğunu söyledi. Aynı zamanda Anadolu Bal Genel Müdürü olan Hasan Özkan, baldaki kristalleşmenin arının balı elde ettiği bitkisel kaynağa göre gelişebilen doğal bir olay olduğunu vurguladı. Kristalize balı bilmeyenlerin yanlış yorumlar yapabildiğini aktaran Özkan, bazı kişilerin kristalleşen ürünleri ‘hileli bal’ olarak düşündüğünü anlattı. Türkiye’de üretilen balların yüzde 98’inin donduğunu kaydeden Özkan, “Ülkemizde çok az bir bal cinsi donmuyor. ‘Donan bal katkısızdır’ diye değerlendirilmeli” dedi.